Posted by : Aysel Bayraktar 1 Eylül 2010 Çarşamba




Aşk bitti...
Sonunda bitirebildim.İçimi hem sevinç, hem de hüzünle kapladı .

İnsanlar hangi dönemde olursa olsun çok acımasızlar.Bunu bir kere daha gözler önüne seriyor okuduklarım.Kıskançlar ,güzel olan ama sahip olamadıkları her şey kötü onlar için .Aşkı anlamıyorlar ,saygı duymuyorlar,kıymetini bilmiyorlar.O kadar taşlaşmışki kalpleri ,aşk onları sadece korkutuyor.

Aşk ,insanın sevgiliye duyduğu ,çocuğa ,çocuğuna duyduğu ,doğaya ,arkadaşına duyguğu duygu seli .Hepsi güzel ,birbirinden  farklı heyecanlar.Ne şanslıyım ki hepsini biliyorum.Özellikle en farklı olan aşk her zaman söylerim ,Beğüm e duyduğum aşk.Elime doğdu ve her zaman benim için çok özel bir çocuk oldu.O yüzden ben biliyorum ki, bir kadın bir erkeğe de, bir kadına da bir çocuğa da aşık olabilir.Boyutu farklı ama bu ne kadar gönlünün zengin olduğu ile ilgili.

Hayatın her aşamasında bir çok sınavdan geçiyoruz .İşte o zamanlar hep yanımızda bir dost eli bir dost sesi ararız.Şems ile Mevlana öyle bir dost ,öyle bir yoldaş ki ;Şems ona candaş olma ,onu olgunlaştırma adına ölüme razı.Yılların gönüllerindeki sevgiye açlığı ,nihayet buluşmaları ile sona eriyor.Bir kuru ekmek ve sadece su onlara kafi idi.Zaten dost sohbetinde öyle değil mi  ?Önünüzdeki değil paylaşılan, kalbinizdekidir.Karşında oturan ruhunu ,kalbini besledikten sonra ne önemi var sunulan ballı böreğin, nefis yemeğin.

Hayatta her dönemde mutlu olacak bir şey bulmaya çalışmışımdır.Bazen fazla Pollyanna olmuyor değilim ama sevdikçe paylaştıkça mutlu oluyorum.Ben mutluysam gülüyorum ,çevremdeki insanlar da gülümsemeye başlıyor ,denize düşen taşın haresi gibi yayılıyor.

Çok sevdiğim dostlarım var ,dinlemeye doyamadığım, anlatmaya başladığımda susamadığım.Aslında sabahtan akşama kadar  konuşsak yine de hep bir şeyler eksik kalıyor, yine anlatmak istiyorsun.Bir şişe şarap biter ama biz dostluğun şarabını yudum yudum içmeye devam ederiz.Kimi dostlar vardır, başlarsın anlatmaya ,bir noktada sen bile inanamazsın o kadar hayatının içine aldığına , o kadar kalbinin içine sakladığına.Dosttan daha ötemi dersin ,ötesini aramaya gerek var mı?Gerçek dostluk,sevgi bu işte .

Hayatının her noktasını korkusuz anlatıp ,ona zarar gelmesinden korkmak ve koşulsuz sevmek.Hiç bir şey beklemeden .Baktığında senden ne kadar güçlü olursa olsun , sen onu hep kırılmasın diye pamuklara sarmak ,onu sıkıntılardan korumak istersin.Her zaman yanımızda olamasalarda, arayamasak,görüşemesekte onlar hep biliyorlar ki çok seviliyorlar.

Aşk yanıbaşında  ..Elini uzat arkadaşının elinde ,arkanı dönersen ,sana sabah gülümseyen eşinde,akşam eve döndüğünde seni dans ederek  ,birde çikolata var mı diye cepleri yoklayan bıcırkta .Aşk her yerde ,kıymetini bilmek bazende doğru yere bakmak gerekir sadece.

İşte en sevdiğim Şems in kırkıncı kuralı

Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma!Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk’ın hiçbir sıfat ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.


Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde ya da dışındasındır, hasretinde..

One Response so far.

  1. Sibel says:

    canım Ayselim. Begüm'e olan sevgini her dile getirişinde içim bir garip oluyor ve hem benim hem de Begüm'ün ne kadar şanslı olduğumuza inanıyorum. Şanslıyız çünkü etrafımızda sevginin kıymetini bilen çok özel ve güzel insanlar var. İşte bu güzelliğin nedeniyle Allah da sana gönlüne göre veriyor. Hep daha iyi ol tatlım!

LinkWithin

Göz atılabilir

LinkWithin

Göz atılabilir

Popular Post

Blogger templates

Labels

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Powered by Blogger.

Follow by Email

İzleyiciler

Labels

Categories

Yazılarım

http://gezenti-gezenti.blogspot.com/2010/10/prag.html

- Copyright © Gezenti -Metrominimalist- Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -